‘sorgu’ Kategorisi için Arşiv

uzun solukların bunalımı

Yayınlandı: Aralık 16, 2008 / self portrait, sorgu

anlatmayı beceremeyeceğim şekilde zorlanıyorum artık yazarken, bu becerememe durumudur zaten bu diyarlarda hüküm süren. kırık dökük mizansenler algımı saptırıyor, tuhaf bir çöküş belki de bu, fazla acıtmıyor ama, gereksiz mücadelelerle örüyorum etrafımı…

soğukkanlılığı elden bırakmamak lazım derler bir de bazıları, hipovolemideyim..

anlayabilme yeteneğim de pek tabii tıkanıklıklar dolayısı ile en alt düzeyde. imkan, haaa, neeee, imkan diyorum imkan, oooo, tamam, oldu, peki.

yalıtılmışlığın içinden titreşen boğuk ses çağırıyor uykularımdan da pek yüz vermiyorum. kime kızabilirsin tüm bu olanlar için, var mı bir sorumlu, yok, e o zaman daha ne, ne, başlangıç olarak şampanya yerine ayran ozman, mecburen, evet.

unutma sancısı ?

???

Yayınlandı: Ekim 6, 2006 / sorgu

arızalar yumağı pasifist bir yaşamı uzattıkca uzatmakla ne geçer insanın eline?

tasarım hatası mutsuz diyaloglarda yoğunlaşarak kaçılabilir mi üstünüze üstünüze gelen kara trenden ?

önünüzde hangisini çalacağınıza bir türlü kara veremediğiniz bir sürü nota ile ne kadar müzikal bir yaşantı olabilir sürdürdüğünüz ?

yaşamadan, hayatın teorisini üreterek, tüketmek elinizdeki zamanı, iyileştirebilir mi yaralarınızı ?

hiçbir hükmü olmadan onca yaşanılanın varılabilir mi yepyeni yarınlara ?

yepyeni yarınların peşinde bir hükmü olur mu bugünün ?

How to Fight Loneliness ?

Yayınlandı: Eylül 6, 2006 / sorgu

How to Fight Loneliness ?

aceba ?

Yayınlandı: Temmuz 12, 2006 / sorgu

polyanna poligam anna demek olabilir mi aceba_

bir şifre durumu olabilir mi?

ne dersiniz?

evet dediğinizi duyar gibiiyiiim..

hı ?

Yayınlandı: Temmuz 12, 2006 / sorgu

buralara daha sıklıkla kafası bir hoş olanlar mı takılıyor acaba diyorum bazılar ı…

peki ya ?

Yayınlandı: Mayıs 29, 2006 / self portrait, sorgu

saçmalamaktan bir adım öncesi kavramaksa

sarhoşluktan bir önceki nefes pişmanlıksa

kayboluş kaçmaktan doğuyorsa

yakaladığında kayıveriyorsa avuçlarından ahenk

ve kaos bir zorunluluksa

kurtardıkların hiç istemediklerinse yangından

ve sen buna dair bir hayat kurguladınsa

kafanı tik tak tik tak tik tak aynı yerlere vurmaktan

gömülüp gömülüp ta en derinlerde boğulmaktan

tamam bu sefer oldu galiba deyip te yanılmaktan ama asla vazgeçmemekten

dışarıda efil efil esen bir rüzgarın olduğunu bilip de bir türlü bırakamamaktan kendini

ibaretse yapabildiğin

üstüne geleni devirebiliyor

kavradığını istemeden un ufak ediyor

bildiğini unutuyor

bilmediğini asla kafandan çıkaramıyor

hergün çıplacık ayaklarını kaçınılmaz bir biçimde yeni sarmallara kaptırıyor

bulantını asla durduramıyor

çoğu zaman ise bunun bir alternatifi olabileceğini bile düşünemiyor

ve çok eski bir zamanda gördüğün bildiğin tattığın hissettiğin

ama korktuğun ağladığın anladığın haykırdığın

şeyin gerçeğin ta kendisi olduğunu an ben an daha da fazla kavrıyor

san

?