‘hebar’ Kategorisi için Arşiv

neon bible

Yayınlandı: Mart 16, 2007 / günce, hebar

beklenilen sevgilinin geri dönüşü gerçekleşti, aslında biraz zaman da oldu lakin anca işte kırıkları aldırdım, alt çizici siyah tükenmezimi buldum da ancak dönebildim nietszche’ye de, aman da aman, falan da filan da falan, fidaydaaa da hanımımız kızlar fidaydaaa nokta nokta

bu ruanda kahvesi pek bir kaş göz eden can yıkan çıktı ohhh da aman ohhhh, bu arada bahsettiğim the arcade fire ve onun yeni albümü neon bible, aman da aman, pek de keyfimiz aniden yerlerine oturmakta, ninaaay da ninaaay nokta nokta

bilirsiniz ki bir esra ceyhan sonra bir seda sayan kolay yetişmiyor peki yelizzz yeşillmenler, onlara da diyecek bir çift sözümüz de olsa gerek, gerek de gerek, amanin de amanin, pek sevgili, pek değerli, pek hürmetli, pek şaibeli, pek pek pek de pek pek pek, keyfiiim yerinde sabah sabah, ohhh, aman da aman nokta

döndüm ben .

ankara cehennem gibi, ev toz içinde, birikmiş faturalar dağ gibi, sevimsiz işim beni bekliyor dört gözü mağmur (?) , murmura da murmura buhum da buhum

sadece sol kolum soyuldu o da azıcık, ever güneş kremi kullandım uyarı için teşenkür .

gittiğim halde kalanlardan olduğuma sevindim, bir süredir başaramıyordum bunu …

assos taşından bir ev istiyorum tenedos’da, mümkünse ..

bundan sonrası bir devam mı olur kaldığım yerden bilemiyorum ..

dondante özlemiş beni mektubunu aldım tenedos’da, hüzünlendim, neşelendim, bir ben buldum sende bizden içeru ..

sevgiler saygılar ..

gidiyorum tenedos assos döneceğim ankara

Yayınlandı: Temmuz 29, 2006 / hebar

gidiyorum
tenedos
assos
döneceğim
ankara

yahu

Yayınlandı: Temmuz 28, 2006 / hebar

empati kafamı gözümü patlattı anasını satiyim .

biraz yüzsüzlük yapayım hadi; bugün benim yaşgünüm..

benim elim içmez de ne yapar !

içsel bir kutlama düzenleyip alkolle arındıktan sonra bazı fazlalarımdan…

kim bilir belki de tamamıyla normalleşir bir şort giyer sandeletlerimi geçirir ayağıma migrosun yolunu tutturur dondurma alır da bir güzel götürür güzel bir yürüyüşün ardından eve gelir sosyalleşir tv izler romantizm yaşar güzel bir uykuya dalarım…

kim bilir belki de içimde düştüğüm diyarlardan çıkamaz bir unutuş seremonisi histerisinde yiter gözyaşlarımın ıslaklığında yeni bir gerçeğe uyanır yorulur yorulur sonra yeniden dirilir dirildiğine küskün bir kaç saatin ardından eski benlerden birine dönüşür

ve anlarım…

kim bilir belki de hiç doğmamışımdır yegane varlığı yalnız bir çocuğun kafatasının sınırları olan bir fikirden ibaretimdir ?

kim bilir belki de bunları yazan ben değilimdir ?

bildiğim ; artık genç değilim

zaman daralıyor

denizlerim kurudu

su birikintilerinde oyalıyorum kendimi artık

kırlarım kaybetti coşkusunu

soldu yeşilleri

kaçtı kuşları böcekleri

ancak

belki de

kim bilir ?