‘hat safhada alkol’ Kategorisi için Arşiv

keşke-k

Yayınlandı: Temmuz 8, 2006 / hat safhada alkol

dünyanın en salak insanı ben olsaydım – ortalama fena olmaz, sıkıntı kalmazdı.

erkeklerin en maçosu ben olsaydım – ezik kadın profili hiç var olmaz daha yaşanılası bir yer olurdu dünya.

kuşlar konuşabilseydi insanlarla – boş özgürlük tanımlamalarıyla vakit kaybetmez yolumuza bakardık.

bok bu kadar kötü kokmasaydı – çocukluğumuzda yaşadığımız o şahane süreçten kopmak zorunda kalmaz daha rahat tipler olurduk herbirimiz.

nezaket diye birşey olmasaydı – bol bol sevişir, kafamıza göre yer-içer, hiçbir zaman gaz sıkıntısı çekmez, dışarıdan boş olduğu apaçık görülen diyaloglar hiç zorlanmaz, herkes herkesin ne mal olduğunu daha iyi bilir daha net bir sosyal ortam olurdu.

bira gaz yapmasaydı – taaaaaa …… kadar içerdik anasını satayım.

her şarkı bir kez dinlemelik olsaydı – belki de müzik severler yeniliklere daha açık olur apaçık kalırlardı her bağlamda.

sevgi daha çok paylaşılır daha az özlemi çekilen birşey olsaydı – buralarda sürünme durumlarımız olmazdı hiç.

ben benden de başka şeyler-kişiler olabilseydim – sıkılmazdım bu kadar.

dokunmak bu kadar da kutsal olmasaydı – aşk diye bir kavram uydurmaz daha mesut faniler olurduk.

hastalık diye birşey olmasaydı – ben de doktor olamasaydım.

zamanın birinde, veyahut ikisinde, üçünde, dördünde, beşinde, altısında, yedisinde, sekizinde, dokuzunda, onunda, onbirinde, onikisinde, onüçünde, ondördünde, onbeşinde, bilmiyorum işte sayısını tam olarak, yaşadığım kopuşların hiçbiri olmasaydı – biraz da düz olsaydım bir çoğunuz gibi, fena olmazdı hani.

bunları yazabileceğim bir ortam olmasaydı da bilmeseydiniz..
hahaha…

henüz üçüncü biradayım ama bakın ne kadar da hoşum, ahahahahahah, ben var ya ben, muhahahahahaha, yok benim bir eşim benzerim, muouhuhuhahhaahhaaha, geberecem şimdi, muhahahahahaha…

dinlediğim müziği ben mi seçiyorum
yoksa o mu beni seçiyor
karıştırıyorum bazen
şu ana mesela my morning jacket “dondante” mırıldanıyor
nerede olduğumu bile unutturuyor kısa dakikalar için de olsa
parçalarıma ayırıyor bu şarkı beni
bitmeden tekrar biraraya gelemiyorum
demeek iğstedğiimmm b bbiebe be beeennnn

biraz yüzsüzlük yapayım hadi; bugün benim yaşgünüm..

benim elim içmez de ne yapar !

içsel bir kutlama düzenleyip alkolle arındıktan sonra bazı fazlalarımdan…

kim bilir belki de tamamıyla normalleşir bir şort giyer sandeletlerimi geçirir ayağıma migrosun yolunu tutturur dondurma alır da bir güzel götürür güzel bir yürüyüşün ardından eve gelir sosyalleşir tv izler romantizm yaşar güzel bir uykuya dalarım…

kim bilir belki de içimde düştüğüm diyarlardan çıkamaz bir unutuş seremonisi histerisinde yiter gözyaşlarımın ıslaklığında yeni bir gerçeğe uyanır yorulur yorulur sonra yeniden dirilir dirildiğine küskün bir kaç saatin ardından eski benlerden birine dönüşür

ve anlarım…

kim bilir belki de hiç doğmamışımdır yegane varlığı yalnız bir çocuğun kafatasının sınırları olan bir fikirden ibaretimdir ?

kim bilir belki de bunları yazan ben değilimdir ?

bildiğim ; artık genç değilim

zaman daralıyor

denizlerim kurudu

su birikintilerinde oyalıyorum kendimi artık

kırlarım kaybetti coşkusunu

soldu yeşilleri

kaçtı kuşları böcekleri

ancak

belki de

kim bilir ?