zihninin en derininde kurduğun bağlar kopmakta böyle bir sonbaharda
bir huzur olmuş benliğini saran serinlik
belki de ölüme hazırlanmaktasın kimbilir
uykuların senden uzaklarda saklamakta güzel kırların kristal melodilerini
bir kararsızlık zindanına mahkumsun hatıraların ile güzelliğe dair
ve sana dair
ve masumiyetin içinden biryerlerden
seni çağıran sessizliğin de yaşantısındasın
bir bebek nefesi boynunu ısıtan yumuşacık
yeni yağmış yağmurun arındırışı ayacıklarından başlayıp ta tüm benliğini saran
seni pek bir çaresiz yakalayıp da bırakmayan bir daha yalnız, o tebessüm
bir şans daha istemektesin perilerden
en karanlık ormanların perilerinden
sessizliklerini bozmaya niyetleri yok
umutsuzluğunu saydam kırmızılara boyamaktasın
bir sonraki yağmura kadar
dayanabilir ancak biliyorsun
…
artık fazlasını da biliyorum
farkındalık işte, refleks gibi, kurtulamazsın ama kurtarılırsın
kendin tarafından