sabah 6 sularındayız.
max richter’den on the nature of daylight ve filtre kahve eşliğinde başlıyoruz güne.
özlem’i karşıladım yarım saat kadar önce, izmir’den geldi, üşümüş beni beklerken, özlemiş beni.
hayattan zevk almak aslında sadece bir tutum meselesi, kararlılık istiyor pozitif enerjiyi yaşatabilmek, ama yine de tutarsız da olsanız benim gibi, var olan sürüyle çelişkinin yarattığı dev girdaba kaptırsanız da elinizi kolunuzu, bir karabasan gibi yüklenirse de üstünüze gece ve gündüz, yapmış olduğunuz, halen yapmakta bulunduğunuz ve yapacaklarınız bir keder sisi içinden olanca anlamsızlığı işlerse de kemiklerinize kadar, bilmelisiniz, yine de ümit var.
doğanın, yalnızca doğanın, bizi kutsadığı huzur var. sadece saatini bilmek, sadece geliş yönünü hissetmek ve açık olmak gerekiyor, algınızın o gizli kapılarını açık tutmanız gerekiyor, hiçbirimize öğretilmeyen, hakkında konuşulamayan bir yol var ışığa giden.
karanlığın ardındaki yeşili gösteren..
Şubat 26, 2007, 8:46 am üzerinde
hiç birimize öğretilmeyen ama aslında hepimizin bildiği… tuhaf değil mi?:)
Şubat 26, 2007, 9:40 am üzerinde
Şubat 26, 2007, 1:42 pm üzerinde
hepimizin bildiğini kim söyledi ki?
Şubat 26, 2007, 5:33 pm üzerinde
buna ınancımız olmasa zaten halımız nıce olurdu..
Şubat 26, 2007, 9:25 pm üzerinde
tüm hücrelerin huzurlanması ölümdür belki
Ağustos 1, 2008, 7:47 pm üzerinde
kafayı yiyorum galiba mete abi meraba !